31 Ağustos 2009 Pazartesi

Görmek !!!!



Gösterdim !
Gördü anlamına gelmez...
Söyledim !
Duydu anlamına gelmez...
Duydu !
Doğru anladı anlamına gelmez...
Anladı !
Hak verdi anlamına gelmez...
Hak verdi !
İnandı anlamına gelmez...
İnandı !
Uyguladı anlamına gelmez...
Uyguladı !
Sürdürecek anlamına gelmez...

Adamın biri ilk defa gittiği küçük bir kasabada duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa;
- Buranın yabancısıyım, demiş.
Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler..
Çocuk arabanın penceresini açtıktan sonra;
Ben de buraya ilk defa geliyorum, demiş.
Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde..
Adam çocuğun yabancı olmasına rağmen bunu nasıl anladığını sormuş ister istemez.
- Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz? diye gülümsemiş çocuk.
Kuş cıvıltıları oradan geliyor zaten.
- İyi ama, demiş adam, bunların parktan değil de tek bir ağaçtan gelmediği ne malûm?.
-Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez diye atılmış çocuk... Üstelik manolyalar da katılıyor onlara..
Hem biraz derin nefes alırsanız, fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu da duyacaksınız..
Adam gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan
sonra, teşekkür etmek için döndüğünde fark etmiş çocuğun kör olduğunu..
Çocuk ise, konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış adamın kendisini fark ettiğini..
Işığa hasret gözlerini ondan saklamaya çalışırken;
- Üç yıl önce bir kaza geçirmiştim, demiş. Görmeyi o kadar çok özledim ki!. Sizinkiler sağlam, öyle değil mi?.
Adam çocuğun tarif ettiği yerde bulunan fırına
doğru yönelirken;
- Artık emin değilim,demiş. Emin olduğum tek şey,benden iyi gördüğündür..

sevgiyle kalın.

28 Ağustos 2009 Cuma

Sen yoksun ya anne ...



Ben 24 yıldır Anneme hediye olarak dualarımı gönderiyorum.
Neden mi ? Çünkü artık o aramızda yaşamıyor.Eğerki anneniz hayattaysa hele bir de yanınızdaysa onun kıymetini bilin.Ona sımsıkı sarılın öpün koklayın .Size yaratıcının en değerli hediyesi olan annelerinizi tüm dünyevi uğraşlarınızı bir yana bırakarak özel olduğunu ona hissettirin.
Sizin doğrularınız ne kadar doğru olursa olsun onun kalbini asla kırmayın .
Her zaman sizin iyiliğiniz için öğütler verdiğini unutmayın .
Annem , meleğim hayatımdaki en değerli kadın , ilk aşkım , hediyeni gönderdim .

Meleğime ;

Sen yoksun ya anne ...

Saçlarıma yağmurlar yağıyor
Ben üşüyorum anne
Yalnızım yine hüzünlüyüm bugünde
Sen yoksun ya anne

Elmalı şekerlerimi aldılar anne
Hayallerimi çaldılar
Birde bisikletimi ,lastiği de patlaktı
Sen yoksun ya anne

Hani üzerime titrer
Ateşler içerisinde kaldığım gecelerde
Başucumda sabahlardın ya
Başucumda kimse yok anne

Misketlerimi de almışlar
Çocukluğumu aldıkları gibi
Düşler sokağını da bulamadım zaten
Sen yoksun ya anne

Masallar anlatırdın yağmurlu gecelerde
Korkmadan mışıl mışıl uyuyayım diye
Kokunu da çalmışlar duyamadım bu gece
Sen yoksun ya anne

Bir gün annen artık yok dediler
Dünyalar dar geldi bana
Sanki canım bedenimden gitti
Sen yoksun ya anne


Halil KARASAKAL –İzmir
28.08.2009 –06:22

Bayanların bir dedigi iki olmasın sakın !!!

Kahvede sohbet eden adama arkadaşları:

''Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok mutlu bir
yaşantın var. Karının bir dediğini iki etmiyorsun. Bu mutluluğunun sırrını
bize de anlat yoksa pısırık olduğunu düşüneceğiz.'' derler.

''Kısaca anlatayım ...'' der adam:
''Düğünümüz bittikten sonra karım kendi atına, ben de kendi atıma bindik,
evimize doğru gidiyoruz. Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi.
Karım eğildi ve benim atıma 'Bir' dedi.

Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği
zaman, eşim tekrar eğilip atıma 'İki' dedi.

Az sonra atım tekrar aynı şekilde tökezleyince eşim atından indi at'a 'Üç'
dedi ve çeyizinden tabancasını çıkartıp atımı alnından vurdu. Ben şok
olmuştum ...
Eşime bir hışımla çıkıştım ''Yazık değil mi ata, neden vurdun kadın, manyak
mısın sen?'' diye bağırdım ...
Karım arkasını döndü ve bana 'Biiiiiiiir' dedi.

Ve o günden sonra karımın bir dediğini iki
etmedim. :))))


sevgiyle kalın efendim ...

27 Ağustos 2009 Perşembe

Yazıyorum ...

Hiç bilmediğin yerlerden mektuplar yazıyorum
Belki de hiçbir zaman okuyamayacağın
Seni doya doya öpüyorum
Gül kokunu içime çekiyorum

Sana şarkılar yazdım hiç söyleyemediğim
Seninde hiçbir zaman duyamayacağın
Özledikçe içimi acıtan , bağrımı yakan
Kalbimde yangınlar çıkaran

Güzelliğinde kayboluyorum
Gözlerinde hayatın rengini görüyorum
Öyle bir tutkuyla seviyorum ki
Sende hissediyor musun ?

Öptüm dün güzel yüzünü
Resmine bakarken doya doya
Sarıldım sıcacık, içime ılık ılık aktın
Dün gece resmine bu son diye baktım


Ne hayatın tadı var nede içtiğim rakının
Susuz içiyorum artık biliyor musun
Kimsesi olmayanın yarını da olmazmış
Sen giderken her şeyimi de götürdün


Olmuyor işte güzel gözlüm unutulmuyor
Ne şarkılar bitiyor nede şiirler
Yazdıkça yazıyor hep içime atıyorum
İnan melek yüzlüm seni çok özlüyorum .

Halil KARASAKAL -iZMİR

18 Ağustos 2009 - 11:20

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Dikkat mutfakta erkek var :)




Evet evet yanlış duymadınız mutfakta erkek var :) Dün akşam her zamanki gibi işten eve geldim elimde poşetler bir sürü alışveriş yapmışım hiç farkında değilim. Kollarım koptu taşımaktan sanırım alışveriş merkezindeki müziğe daldım gittim. Neyse efendim hepsi ihtiyaç bugün olmasa yarın kullanırım .Poşetlerle doğru mutfağa açımda ne yapsak ne yapsak iftar saatine de daha var. Eeee bekar erkek durumları :) Oooo neler yapılmaz ki dünya kadar zaman da var.Allah tan aç kalmayacak kadar yemek biliyorum bazı bayanlara meydan bile okuyabilirim :) ama aramızda kalsın.
Önce dünden kalan tereyağlı peynirli makarnamız ile minnoşlarımın karnını doyurdum .
Onlar iftarı beklemez. Minnoşlar mı kim ? onlar benim şekerlerim tatlılarım minicik yavru kedilerim.Ben onlara minnoşlarım diyorum. Doğru lavaboya ,sevdik ya minnoşları hijyen zamanı :) Evet şimdide yemek yapalım önce malzemeleri yokluyorum .Aaaa oda ne tavuk balığı çok severim çok nefis bir tadı var .Kılçıklarını da ayıkladı sağ olsun Recep abim.
Eyvallah Recep abi bu iyiliğini unutmayacağım .Hemen unumuzu çıkaralım unlayıp teflon tavamızda mis gibi kızartalım .Onlar kızara dursun .Bir taraftan da salata yapıyorum . Domates, soğan ,biber , yeşillik oh oh yemede yanında yat :) Dolapta dünden yaptığım hazır tel kadayıfta var daha ne olsun .Çorba yapayım dedim yok vakit daralmış neyse efendim . Balığımız ,salatamız ve tatlımız hazır .Tam o sırada kapı zili çalıyor oda ne Ebru elinde bir tas üzeri kapalı , kapıda gülümseyerek bana bakıyor .Allah’tan başka bir şey isteseydim keşke :) Ebrumu benim komşu kızı görmeyeli de bayağı büyümüş yani Maşaallah maşaallah :) Allah sevdiğine bağışlasın. Neyse oruçluyuz pişşştt kendine gel oğlum :) Bana çorba getirmiş mercimek çorbası yapmış annesi hazır yemeğim yoktur diye göndermiş .Bende tabağı boş göndermek istemedim boşaltıp yıkadım .Ebru salonda bekliyordu birde ne göreyim mutfağın kapısında beni izliyormuş.Neyse efendim çorba tasına alabildiğince tavuk balığımdan doldurdum .
Komşu hakkı ,zaten tek kişiyim .Bana hayli hayli yeter de artar yani .
Ebru teşekkür etti ve iyi akşamlar diyerek ayrıldı .Bende sofrayı hazırlamaya başladım .
Her şey tamam yemekler sofra birde ben .Ezanımızda okundu hadi orucumuzu açalım .Allah cümlemizin orucunu kabul etsin .Sözüm size bayanlar ne ekerseniz onu biçersiniz .Beni yetiştiren kadına sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.Hayatta olsaydı her gün ellerinden öperdim.Her zaman söylerim mutfak bambaşka bir dünya.Korkmayın girmekten .Ben korkmadan giriyorum. Darısı mutfak fobisi olan erkeklerin başına :)

25 Ağustos 2009 Salı

Pub şa La La La Laaaaa :)

Öyle tatlı öyle şeker ki paylaşıyım dedim .İyide yaptım hani iyi seyirler .



Pub şa La La La Laaaaa Lalalalala - Funny video clips are a click away

Yakışıklı ve zengin oğluma eş arıyorum....

Gerçek bir gelinlik kız arama ilanıdır .Oğluna kız arayan bir babanın yayınlanmış ilanıdır .Çok zenginlermiş çok :)))


Yakışıklı ve zengin oğluma eş arıyorum.... İşte Fotoğrafı...
http://***********************************************

1) 18-25 yaşları arasında olmak,

2) Oğuz Atay, Fellini, Costacurta, Elvis, Abdülcanbaz dendiği zaman aval aval bakmayacak bir kültür birikimine sahip olmak,

3) Angelina'nın dudaklarına, Natalie Portman'ın bakışlarına, Paz Vega'nın bacaklarına, Scarlet'in şeylerine (ne ki onlar?) yakın fiziksel özelliklere sahip olmak,

4) Bir başka adamla herhangi bir gönül bağı olmamak ya da çok uzun süre için tecil ettirmiş olmak, (tecil işi saçma oldu, olmasın bağı falan)

5) "Sevgi", "aşk", "sevda" dillerinden en az birisini iyi derecede konuşabilmek,

6) İrmik helvasını sütlü, zeytinyağlı dolmayı kuş üzümlü, kuru fasulyeyi pastırmalı, orman kebabını etler diri kalmayacak şekilde pişirebilmek,

7) Geçmiş gönül işlerini referans göstermeyecek bir pozisyonda olmak,

8) Sokakta hanımefendi, mutfakta yetenekli bir aşçı, ameliyathanede beyin cerrahı, halı sahada sol bek, denizde balık, tavada hamsi, uzay üssünde kozmonot, yatakta pofuduk yastık olabilmek,

9) Aile meselelerinde, nabza göre şerbet vermeyi bilmek (bu alanda yüksek lisans öncelikli tercih nedenidir),

10) Kibarlık budalası olmamak ama kibar olmak, paraya tapmamak ama tasarruflu olmak, çocuk sevmek ama mümkünse uzun süre imalatı düşünmemek, nikah masasında ayağına basmamak,



Hepsi bu kadar. Bu özelliklere sahip olduğunuzu düşünüyor ve "ben bu sevgiliyi yerim" diyorsanız, bir adet bikinili boy fotoğrafınızla, yazının yorum kısmına cv'nizi bırakabilirsiniz.

Bu özelliklere sahipseniz biz sizi arar ve mülakata çağırırız. Çağırmak ne kelime, gelir kapınızda yatarız icabında.

21 Ağustos 2009 Cuma

Hayırlı Ramazanlar efendim ...

Hey oruçlu eğitimde olduğunu unutma !!! Eline , diline , gözüne , beline ,beynine ve midene hakim ol !!!! Hayırlı Ramazanlar Efendim sağlıkla, mutlulukla , coşkuyla , hepbirlikte ....

Gelin ve Damat Coşarsa ne olur :)))

Gelinle damat coşarsa ne olur izleyin ve görün bakalım .Çok eğlenceli olmuş .


Sen bilmiyor ve görmüyorsun ...

Kalbine öpücükler konduruyorum, sessiz sedasız
Sen bilmiyorsun , duymuyor ve görmüyorsun
Yağmurlar yağıyor içimde sırılsıklamım
Sen bilmiyor ve görmüyorsun

Ne baharlar geçirdim seni özlediğim
Sesine hasret ,nefesine hasret
Sen bilmeden , sen duymadan geçen
Yüzüne baktıkça içimin titrediği

İçimdeki yangın hiç sönmeyecek
Biliyorum dışıma çıkmadan beni eritecek
Kışın bile yanmaya devam edecek
Sen bilmiyor ve görmüyorsun .

Seni böyle sevmekte güzel
Orada olduğunu ,nefes aldığını bilmekte güzel
Bütün günüm güzel yüzünü özlemekle geçer
Sen bilmiyor ve görmüyorsun .


Hayat fani dünya hali
Üç satırda anlatılmaz ki sevgi
Durmuyor bu ateş yakıyor beni
Sen bilmiyor ve görmüyorsun.

Aşka dair ne söylesem boş
Seni görmeden sevmek de hoş
Seni sevdiğimi haykırsamda boş
Sen bilmiyor ve görmüyorsun .

Halil KARASAKAL -İzmir
21/06/2009 14:05





ve yayındayım .....

Sıcacık bir İzmir’den merhaba dostlar ;

Hemde sıcacık İzmir simidi tadında , tavşan kanı bir çay kıvamında.
İnsan kalemi eline alınca kağıtla kalemin dansına şahit oluyor.
Yazılacak çizilecek o kadar çok şey varki ,nereden başlamak gerek bilemiyorum bazen. Neredeyse bir ömrü yarıladık .
İyisi ile kötüsü ile geçen bir ömür , geride kalanlar ve geleceğe dair olanlar.
Tamam canım acele etmeyin expectant nedir açıklayacağım . Peki expectant nedir şöyle bir bakalım. Expectant benim aslında sensin yada o , biziz yani hepimiziz.
Hayalleri olan , düşünen ve umutla bekleyen herkes. İşte dedik sıcacık bir ortam olsun ve dostlar bir arada buluşsun . Sizlerde hoşgeldiniz efendim buyrun dostlar sofrasına .