17 Haziran 2010 Perşembe

Regaip Kandilimiz Kutlu Olsun ...

Bugün Regaip Kandili ve bugün çok mutluyum .Bende bu mutluluğumu
seninle paylaşmak istedim.Mutlu olmak için illede pahalı hediyeler alıp
iyi bir tatil veya lüks bir daire lüks araba sahibimi olmak gerekmiyor .Bugün
sende benim mutluluğuma ortak olabilirsin.Sevdiklerin için kendin
için hergün dua ediyormusun? peki 24 saatte ne kadar zaman ayırıyorsun .
Onları ne kadar hatırlıyorsun ,Sevgilinden veya eşinden daha mı çok .
Aslında toplasan 10 dk. bile etmez ama 3 saatlik Cem Yılmaz şovunu
soluksuz izleyebiliyoruz .Recep İvedik Filmi için hazırlanıp sinemaya
gidebiliyoruz .Gel sende bugün kendin ve tüm sevdiklerin
seni sevenler için birşey yap onlar için elinden geldiği kadar hatırladıkça
dua et. Kandilin Kutlu Olsun .

Seni seven ve duasında yerinin olduğunu
bilmeni isteyen biri..

sevgiyle kal .

Halil KARASAKAL

9 Haziran 2010 Çarşamba

Yalnızlar rıhtımı ...


Yalnızlar rıhtımında
Ağlıyorum bu sabahta
Dönülmez bir yoldayım
Koşan yok ki arkamda

Bir sebep göster
Kalmam için burada
Yalnızlar rıhtımında
Ağlıyorum bu sabahta

Defterim doldu taştı
Hatıralar bini aştı
Hatırladıkça göz yaşım taştı
Yalnızlar rıhtımında

Çile bende dert bende
Sevgiye  hasret gönül bende
Yaşamam için bir sebep söyle
Yalnızlar rıhtımında


Halil KARASAKAL -İzmir

3 Haziran 2010 Perşembe

Kahraman ...

Çocuk kalbim umutsuzca atıyordu .Ya yine gelmezse ya yine birşey olursa .Ya göremezsem onu .
Dün gelmemişti zaten bugünde gelmezse ne yapardım.

Saat sabahın dokuzu ve ben hala okul yolundaydım .Annem babam beni okulda sanıyordu.Servise binmemiş onu beklemiştim.

Cebimdeki son parayıda çöpten hurda toplayan amcaya vermiştim.Yarısı yenmiş etrafı yemek artıkları ve çöp bulaşıkları kaplanmış döner ekmeği temizlemeye çalışıyordu kim bilir oraya ne zaman atılmıştı.Öğretmenimiz anlatmıştı çöplerde mikroplar yaşarmış.

Ben hiç görmedim ama çok korkunçmuş.İnsanları hasta eder öldürülermiş. Ya amcayı yerlerse onu öldürürlerse .

Minik kalbim bu duygular içerisinde heyecan ve üzüntü ile atıyordu.
Yürek burkan bu tablo beni küçük yaşta etkilemişti.Beslenmem için cebime koyulan harçlığımı hiç tereddüt etmeden olgun bir tavırla '' buyur amca onu yeme kendine birşeyler al karnını doyur '' diyerek vermiştim.
Öyle zengindim ki küçücüktüm ama çok zengindim.Kendimi büyük bir iş adamı kadar zengin ve olgun hissediyordum .

Hani büyüyecem kocaman adam olucaktım ya ben zaten kocamandım.Kocaman bir kalbim vardı en büyük zengin bendim.

Cebimdeki parada bittiğine göre tabanvaylarla okula gidecektim. Benim yaşımdaki bir çocuk için o mesafe İzmir'den şehir dışına gitmek gibi birşeydi. Daha 7 yaşında minicik ayakları ve adımları olan bir çocuktum.

Yaklaşık 1 saatten fazla yürüdüğüm yolu tamamlamış okuluma varmıştım .Tenefüs arası olmuş tüm çocuklar bahçede oynuyor öğretmenler bir köşede kahve ve çaylarını içiyorlardı.Öğretmenimiz Süleyman Bey ciddi bir adamdı babacan yapısı bende sempati uyandırırken ciddiyeti korkutuyordu ama çok iyi bir öğretmendi her hareketi bir ders niteliğindeydi.

Kendisine yaklaştığımı görünce gülümsedi .''Hoşgeldin delikanlı bizde seni bekliyorduk'' dedi . Önce irkildim açıkçası korkmuştum .
Korktuğum zamanlar kekelemeye başlar yüzümde oluşan sıcaklığı hissederdim. Yine oluyordu .

''Gel bakalım seninle erkek erkeğe konuşalım'' dedi .Diğer öğretmenlerin yanından ayrıldık. '' Bu hafta bu ikinci geç kalışın bir sorunmu var'' dedi .

Önce çekindim sonra anlatmaya karar verdim. Süleyman öğretmen abim gibiydi .Bütün öğrencileri ile çok iyi diyalog kurar çokta sıcak yaklaşırdı .

Hiç beklemediğim bir hareket ile başımı iki eli ile kavradı ve alnımın tam ortasından öptü . Hayatımda aldığım en güzel en değerli hediyeydi .
Çocuk kalbim heyecandan duracak gibiydi. Gözlerim doldu .''Sen kocam adam olmuşsun aferim sana'' dedi .

Bir hafta sonra çöpümüzü kurcalayan birşeyler arayan amcayı göremedim. Sanırım ya hasta olmuştu , yada benden habersiz mikroplar onu yemişti :((

Servise binmiştim içerideki gürültü çocukların şakalaşmaları beni ilgilendirmiyordu .Tek düşüncem amcaya ne olduğuydu .

Servis okul bahçesine girdiğinde ileride elinde süpürge olan yeni bir hademe gördüm. Servisten inen çocuklara gülümsüyor gözlerinin içi parlıyordu .Bu gülümseme benim içindi . Koştum sarıldım içim öyle rahatlamıştı ki amcayı mikroplar yememişti .

Süleyman Bey okul yönetimi ile konuşmuş , hademe açığı olduğunu dile getirmiş ve bir tanıdığının bu işe çok ihtiyacı olduğunu söylemişti.

Küçücük bir kalbin çırpınışı kocaman bir insana hayat vermiş hayatına anlam katmıştı.Bana kahraman diyordu Yusuf amca .Çünkü Yusuf amcayı mikroplardan kurtarmıştım .

sevgilerimle .

Halil KARASAKAL -İzmir