3 Aralık 2010 Cuma

ALP’in yaşamak için yardımınıza ihtiyacı var!

Yavrunuz için kan yada ilik arayışı içinde olduğunuzu düşünün bir an. Kendinizi bu ebeveynlerin yerine koyun. Zaman akıyor, yavrunuz eriyor. İhtiyacınız olan ilik yada kanı bulmak için elinizden gelen herşeyi yaparak, on kaplan gücünde bir anne yada baba olmaz mısınız? Olursunuz, hepimiz oluruz...

Bir mail belkide onun hayatında çok şey değiştirecek. Ne kadar çok denizyıldızı kurtarabilirsek hayata o kadar çok anlam katmış oluruz. Pamuk eller tuşlara lütfen ...
 6 yaşındaki oğlum Alp Doğan, 2 yıldan beri lösemi hastalığı ile mücadele ediyor. İstanbul'da tedavi gördüğü lösemi hastalığının tekrar etmesi nedeniyle kemik iliği nakli olması amacıyla Almanya'ya getirdik.  İlik nakli olması onun yaşamak için tek şansı, ancak yapılan uluslararası kemik iliği arama çalışmalarında şu ana kadar olumlu sonuç alınamadı. Engeç Ocak 2011 de (yaklaşık 1 ayımız var) ilik nakli olması gerekiyor. Uyumlu ilik bulunma şansı etnik kökene çok bağlı ve maalesef kayıtlı Türk donor sayısı çok az.

Türk olmak Alp'in şansızlığı değil, şansı olmalı.

Şu anda Almanya kemik iliği bankası DKMS yardımıyla Almanya'da yaşayan Türk'lere yönelik , Alp için kampanya başlatılıyor. Sizden ricam bu mesajı Almanya'da yaşayan (veya Almanya'da yaşayan birilerini tanıyan) herkese yollamanız. Almanya'daki kampanyalara katılmak için birden fazla yöntem var. Aşağıdaki yöntemlerden hangisi size uyarsa onu uygulayabilirsiniz.  Unutmayın yaptıracağınız test ile sadece Alp'e değil, Alp gibi ilik nakli bekleyen binlerce çocuk yada yetişkine de umut olmuş olacaksınız.

Havva Doğan (Annesi)
Almanya Cep No: +49(0) 170 6369996 


NOT: Türkiye'de benzer kampanya yapmak çok daha sıkıntılı ama uğraşıyoruz. Birkaç gün içinde başarırsak onu da ayrıca duyuracağım.


Almanya için Kampanya seçenekleri :
1- Aşağıdaki DKMS linkinden test kiti sipariş edip, yine aynı sitede açıklanan yöntemle donor olarak kayıt olmak,
https://www.dkms.de/index.php?id=456&no_cache=1&L=2

2- Almanya'da şu anda aktif olarak yürütülen başka  (yine bir Türk çocuk için: Kayra) ilik test organizasyonlarına katılmak. Bu organizasyonların tarih ve yer bilgilerini aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.

http://www.dkms.de/no_cache/spender/veranstaltungskalender/index.html?tx_sfcalendar_pi1%5Bmonth%5D=12&tx_sfcalendar_pi1%5Byear%5D=2010&cHash=ff812bea55

3- Alp'in adına Berlin'de düzenlenecek olan ilik test organizasyonuna katılmak. (Bu organizasyon henüz hazırlık aşamasında olduğu için yer ve tarih bilgisi belirlenir belirlenmez, internet ve basın yoluyla duyurulacak.)
Donör adaylarının;
·        18 yaşından küçük, 50 yaşından büyük olmaması,
·        Son 1 ay içinde kan almamış olması,
·        Herhangi bir bağışıklık sistemi veya kan hastalığının olmaması,
·        Kalıtımsal hastalığının olmaması,
·        Önemli bir sağlık problemi nedeniyle sürekli ilaç tedavisi görüyor olmaması,
·        Kanser hastalığı geçirmiş olmaması,
·        Bulaşıcı bir hastalığın taşıyıcısı olmaması (hepatit vb..)  
gerekmektedir.
 

17 Kasım 2010 Çarşamba

10 Kasım 2010 Çarşamba

Rahat uyu ...


Benim naciz bedenim birgün elbet toprak olacaktır fakat TÜRKİYE Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. (M.Kemal ATATÜRK)

26 Ekim 2010 Salı

Üstada saygı ... Yaşotuzbeş 100 yaşında ...

Cahit Sıtkı Tarancı, doğumunun 100. yılında anılacak

 Şair Cahit Sıtkı Tarancı, doğumunun 100. yılında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce düzenlenen bir etkinlikle anılacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş'den yapılan yazılı açıklamaya göre, '35 yaş şairi' olarak bilinen Tarancı için, 30 Ekim Cumartesi günü Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde anma töreni düzenlenecek. Törende, Cahit Sıtkı Tarancı, yalnızca şair kimliğiyle değil, hikayeleri, mektupları ve şiir çevirileri ile de ele alınacak.

Açık oturuma, yazarlar Atilla Birkiye, Zeki Coşkun, Ali Çolak ve şair Salih Bolat konuşmacı olarak katılacak.

haberturk

OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ

Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünüyorsunuz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim:
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.
N'eylesin ölüm herkezin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak.
Taht misali o musalla taşında.


Cahit Sıtkı Tarancı

 

19 Ekim 2010 Salı

Buzdan kalp ...

Yüreğindeki buzu eritmedikçe gelme yanıma
Ya kalbini sil kalbimin sıcaklığıyla
Yada dokun gül dudaklarınla dudağıma
Buzdan bir kalp sevemez asla

Ne havan etkiler beni nede güzel saçların
Yoksa kalbinde birazcık sevgim
Kalbime dokunmadıkça bilemezsin
Seni sebepsizce neden sevdim

Yüreğindeki buzu eritmedikçe sevme beni
Sevemezsinde zaten varken kalbinde başka bir sevgi
Sana saraylar vadetmedim
Tutamayacağım sözler hiç vermedim
Seni ben sebepsizce çıkarsızca sevdim

Yakışmadı sözlerin sebepsizce gidişin
Bilemezsin bilemeyeceksin
Bir şeyi anlamadın sen kimsin
Giderken kalbimin kapılarınıda kapattın
Açılmaz bir daha senin gibi vefasızlara .
Senin gibi yalancı kalp hırsızlarına .

Halil KARASAKAL -İzmir