18 Kasım 2009 Çarşamba

Fakir nedir Anne ...




'' açlık nedir bilirmisin .Sen hiç aç uyudunmu beyim '' bu son sözleri oldu .Adamcağız birden yere yığılıverdi.
Dursun Bey sekreteryadaki kıza seslendi . '' Nilgün Hn. Adil Beyleri çağırın biraz çabuk olun. ''
Bir taraftan yerde cansız yatan işçinin bedenini sarsıyor .''Kalk be adam başıma bela olacaksın ,git evinde biryerlerde öl ''diyordu. Hızla içeri giren Adnan ve Adil Bey'lere dönerek '' tutun şunu çıkaralım buradan daraldım ya biri ambulans çağırsın, durma kızım çağır şu ambulansı '' dedi Dursun Bey .
Hastahane on dakika uzaktaydı ambulans çabuk geldi .Hızla ambulansa yerleştirilen iki çocuk babası onbeş yıllık işçi  Recep Bey acile götürüldü .Koridorda telaşlı bir koşuşturmaca hakimdi .Doktor ''kızım yoğun bakımı hazırlayın çabuk olun ''
diyordu.Cansız bedeni bu yükü daha fazla kaldıramamıştı.Üzerine atılan iftira ve onbeş yıllık emeğine karşı tazminatsız işten çıkarılmak Recep Bey'in yorgun kalbini daha bir fazla yormuş ve sonunda bedeni iflas etmişti .İnsan Kaynakları Departmanından üç gün önce çağırmış ve '' işinize son verildi tazminatınız ödenmeyecek siz biliyorsunuz durumu ''denilmişti .
Ne kadar derdini anlatmaya çalıştı isede mevzuat belliydi ve durum değiştirilemezdi. Ambu cihazı ile hava veriliyor bir taraftan az önce duran kalbi tekrar çalıştırmak için doktorlar ellerinden geleni yapıyorlardı .Bu sırada hastahane koridorları yürekleri sızlatan bir çığlıkla yankılandı.Eşi yirmi beş yıllık hayat arkadaşı gelmiş ve sönmek üzere olan ocağı için son bir kez çırpınmıştı .Ne kadar çırpınsada fayda vermemişti .Recep Bey'in yorgun kalbi artık çalışmak istemiyordu .Pes etmiş yeter artık der gibiydi. Kan ter içerisinde kalan doktorlar ''son bir kez '' dediler .Sessiz bedenden gelecek bir tepki beklediler .Sonuç olumsuzdu .
Necla Hn. beş ve yedi yaşındaki iki çocuğu ile dul kalmıştı .Göz yaşları çağlayan bir pınar gibi yere akıyordu .
Şirketten sadece mutemet Adil Bey vardı .Telefonunu çıkardı '' Dursun Bey ben Adil '' dedi .Dursun Bey '' Söyle Adil ne oldu yaşıyor mu ? '' dedi.
Adil Bey titreyen birazda kızan bir ses tonu ile '' Dursun Bey silin göz yaşlarınızı fakir doğdu fakir olarak öldü bu sizin suçunuz değil ''dedi .

Bu sözleri söylerken yanına gelmiş olan Necla Hn . ve yetim çocuklarını farkedememişti .Beş yaşındaki Ahmet sordu '' fakir nedir anne ''
Kadın göz yaşlarını daha fazla tutamadı hıçkırmaya başladı .''Birgün anlarsın yavrum'' dedi .

Halil KARASAKAL - İzmir
18 Kasım 2009  22:28

Hiç yorum yok: