31 Ocak 2010 Pazar

Kadın sevilmek içindir ...

 

Nesrin abla mahallemizin en güzel kızı idi .İlkokul yıllarımdı çok iyi hatırlıyorum .
Bekar olan sınıf öğretmenim Levent Bey Nesrin ablayı bizim eve ziyarete geldiğinde görmüş ve aşık olmuştu .
Nesrin abla masmavi gözleriyle şöyle bir baktımı Levent Beyin ayakları yerden kesilirdi .
Zaman zaman ilkokul öğretmenim bize sık sık ziyaretlere gelmeye başlamış ben bu olayı hasta olan anneme geçmiş olsuna geliyor diye yorumlamıştım.Bize gelmelerin azaldığı bir dönemde Nesrin ablanın annesinden kızını istediğini ve annesininde kızının yakınında olmasını istediğini Levent Beyin tayini çıkarsa kızının hasretine nasıl dayanacağını söylediğini büyüklerin konuşması sırasında duymuştum .Dokuz yaşlarında olmam bazı şeyleri kavramam için yetiyordu .Zamanla öğretmenimin bize gelmeleri azaldı.
Nesrin ablanın karşı komşunun oğlu Deniz ile evlendiğini hatırlıyorum. Çok güzel bir düğündü çok şatavatlı ve eğlenceli .
Düşman çatlatan cinsinden bir düğündü .Yıllar geçti ve Nesrin abla üç tane kendi gibi güzel kız çocuklarına sahip oldu .Eşi Deniz uzun süre eve uğramamaya başlamış bazı geceler başka kadınlarla düşüp kalktığı haberi tüm mahallede yankı uyandırmıştı .Nesrin abla içine kapanmış ve uzunca bir süre depresyona girmişti. Bu süreçte aldığı kilolar eski güzelliğini gölgelemiş yerine tombul bir abla gelmişti. Bazı geceler yan komşumuz olan Nesrin ablaların evinden ''yeter artık vurma dur yapma
kırma tabakları '' gibi bağrışmalar yükseliyordu .Zamanla bu tartışmalar sokağa taşınmış bir akşam yemek vakti feryat figan bir kadın çığlığı ile tüm mahalle sokağa dökülmüştü. Deniz Nesrin ablayı hırpalıyor her yere düşüşünde tekmeliyor ''yeter artık bıktım senden'' diyerek tekmeleri ardı ardına savuruyordu .Araya girmeye çalışanlar oldu isede elindeki bıçak ile tehtid ediyor kimseyi yanlarına yaklaştırmıyordu .
Gözlerim dolmuş bu manzara karşısında ne yapacağımı bilemiyordum onaltı yaşında olmamın verdiği cesaretle olduğum yerden fırladım bana arkası dönük olan Denizin tam bel bölgesine gelecek bir uçan tekme ile yere düşmesini sağladım .
Herkes şaşkın şimdi ne olacak diye beklerken köşeyi dönen abilerimin koşarak bize doğru geldiklerini gördüm .Mahallede kavga olduğunu duymuşlar ve ayırmaya gelmişlerdi. Mahallenin ağır abilerinden sayılırlardı .Deniz tam elindeki bıçakla doğrularak bana hamle yapmak
isterken Recep abim elini yakalamış ''yooo o kadarda uzun boylu değil kadına el kaldırdın yıllarca aile meselesi dedik ses çıkarmadık ama kardeşimize yapılan bu hareket bize yapılmıştır '' deyip bir güzel meydan dayağı atmışlardı .Polis geldiğinde annesi bile Deniz için şahitlik
yapmamış aksine kadına kalkan ele bir darbede o vurmuştu .Eşinden şikayetçi değildi Nesrin abla nede olsa çocuklarının babasıydı ve çocuklarının yetim büyümesini '' babam hapiste '' demelerini istemiyordu .Şikayetçide olmadı zaten .Bir süre mahallenin düzenini bozmaktan nezarette kalmış ve daha sonrada salıverilmişti. Artık eski Deniz yoktu ağzından hiçbir laf çıkmıyor kimse ile konuşmuyordu .
Sonradan öğrendiğimiz bir haber bizi şok etti resmen mahalle ahçı bir sarsıntı yaşamıştı .Bir kadın meslesinden kulüpte çıkan kavgada Deniz yanındaki kadını korumak isterken bıçaklanmış kalbine ve atar damarına aldığı ağır darbeler sonucu kaldırıldığı hastahanede can vermişti .
Hemşirenin anlattığına göre ölmeden önce Nesrin ismini sayıkladığı ve beni affet demeye çalıştığını söylemişti.
Nesrin abla cenaze de eski eşinin mezarı başında yıllarca dayağını yediği ve aşağılanmalara maruz bırakan erkek karşısında artık dik duruyordu ondan korkmuyor ve sadece yetim kalan çocuklarına üzülüyordu .

Unutulmaması gereken bir gerçek varki mazlumun ahı yerde kalmaz kim ki evlilik çatısı altına girerse büyük bir sorumluluk için adım atmıştır ve Allah katında bile koruma altına alınmış kadına el kaldırırsa ilahi tokatı birgün bir şekilde yiyecektir.
Kadına el kaldıran erkek sorunlu erkektir.Hem cinsel yönden hemde insani yönden arızalıdır .Kadınında önce insan olduğu gerçeği akıllardan çıkarılmamalı ve ikinci sınıf muamelesi yapılmamalıdır .Eşler arasında paylaşılan bir hayat sorumluluklarında paylaşılması demektir .Sevgi hırsızlığı en büyük suçtur ama hukuki bir cezasıda yoktur .Cezayı her zaman için seven çeker .
Aldatan kişi ise aldatımını kar saysada bu dünya sahipsiz değildir ve ilahi adalet birgün mutlaka bir şekilde tecelli edecektir.Kadınlar sevilmek içindir , dövülmek ve çalıştırılmak için asla değildir .Kıymetini bilmediğimiz değerler bizden alınır ve bir başkasına verilir .Taki kıymet bilen çıkana kadar .Buda kişinin istekleriyle şekillenir .

Halil KARASAKAL -İzmir

31.01.2010 13:23 

Hiç yorum yok: